Zoonoz Hastalık Nedir?

.

Zoonoz hastalıklar hayvanlardan insanlara (zooantroponoz) ve insanlardan hayvanlara (antropozoonoz) bulaşabilen hastalıklardır. Zoonotik hastalıklar içerisinde bakteriyel, viral, fungal (mantar kaynaklı), riketsiyal (paraziter bir mikroorganizma türü) ve paraziter enfeksiyonlar yer almaktadır.

Bu konuya yaklaşırken hastalık yapan etkenin yaşam döngüsü esas alınmaktadır. Örneğin bazı parazitler için ara konakçı konumundaki  birey köpekken son konak insandır. Yani, parazitin yaşam amacı insana ulaşmak ve çoğalmaktır. İnsanın ya da bir salyangozun ara konak olarak rol oynadığı durumlar da geçerlidir.

Bakteri, virüs, mantar veya riketsiya türlerinden mikroorganizmalar için durum farklıdır. Konakçı olarak seçtikleri canlılarda ürerler. Genellikle ara konakçıya ihtiyaç duymazlar. Tek ihtiyaçları bir organizmadan diğer organizmaya geçiş olanağı sağlayan ara yoludur. Bu geçiş yolları insanın hayvanla birlikte yaşamaya başlamasından çok önce mikroorganizmalar tarafından keşfedilmiştir. Zira sivrisinekler gibi eklem bacaklılar pek çok hastalığın bulaşmasında hem arakonakçı hem de vektör (taşıyıcı) olarak rol alırlar.

Ancak insan hayvan ilişkisi geliştikçe bu geçiş yollarında çeşitli dallanmaların olduğunu görmekteyiz. Örneğin evcil hayvan olarak evlerimize kabul ettiğimiz köpekler aracılığı ile bize bulaşabilen hastalıklar gibi. Medeniyetimizin gelişme sürecinde bu hastalıklarla mücadele zaman almış olsa da günümüzde bu zoonotik hastalıklara karşı pek çok önlemimiz bulunmaktadır. Bu önlemler içerisinde en başta hayvanlarımızı bu hastalıklardan korumak gelmelidir.

Hayvanlarımızın bu hastalıklardan uzak durabilmesi Veteriner Hekimler tarafından düzenli uygulanan aşı ve parazit ilaçları çoğu zaman yeterli olmaktadır. Fakat hayvan sahiplerinin de bakım ve beslemede özen göstererek bu savunma hattında bir bütün oluşturmaları gerekmektedir.

Bu bölümde amacımız sizleri bu zoonotik hastalıklar hakkında bilgilendirmek, hayvanınızın ve sizin sağlığınızın korunmasına yardımcı olmaktır.

.

Zoonotik Hastalıklar

. .

KUDUZ HASTALIĞI

Tüm sıcak kanlı hayvanların beyinlerinde yerleşen ve oradan sinirler yoluyla tükrük bezlerine gelerek salyadan yaraya bulaşan akut seyirli, daima ölümle son bulan bulaşıcı viral bir hastalıktır. Hastalık Köpek, Kedi, Sığır, Koyun, Keçi, At, Eşek gibi evcil, Tilki, Kurt, Çakal, Fare, Sincap, Sansar, Gelincik gibi yabani hayvanlarla insanlarda görülür. Yarasalar virusu taşımalarına rağmen kendileri hastalanmazlar, ısırdıkları hayvan ve insanlara hastalığı bulaştırırlar.

KUDUZ HASTALIĞININ BULAŞMA ŞEKLİ

Bulaşma kuduz bir hayvanın ısırması, tırmalaması veya salyasının yaraya bulaşması ile geçer. Virus, vücuda girdiği yerde bulunan sinirler yoluyla beyine gider, yerleşir ve orada çoğalır. Beyinde çoğalan virus tekrar sinirler yoluyla tükrük bezlerine gelir ve salyaya geçer. Virusun vücuda girmesi ile hastalığın ortaya çıkması arasındaki süreye Kuluçka Dönemi denir. Bu dönem 3-4 gün ile 1 yıl ya da daha fazla sürede değişen bir zaman alabilir. Genel olarak kuluçka süresi İnsanlarda 27-64 gün, köpeklerde 20-60 gün, kedilerde 14-30 gün, sığırlarda 30-60 gündür.

KUDUZ HASTALIĞI BELİRTİLERİ

Kuduz Hastalığına yakalanmış hayvanlar tipik olarak birbirlerine benzer belirtiler gösterirlerse de bu belirtiler bazılarında az bazılarında çok değişik safhalar gösterirler. Genel olarak gözlenen bu safhaların en çok kuduza yakalanan köpeklerdeki durumu şöyledir.

· Sakin devre: Köpeklerin huyu değişir, sahiplerini tanımaz, evden uzaklaşır, kornea refleksi kaybolmuştur., 2-3 gün sürer

· Saldırgan devre: Hayvan huzursuzdur, sağa sola saldırır, ses ve ışıktan rahatsız olur, göz bebekleri genişler bakışlar dikkatlidir, yabancı cisimleri yer, havayı ısırır gibi yapar, sesi kalınlaşır, havlama uluma şeklini alır, salyasını yutamadığı için ağzından bol salya akar, hızlı solunum, bazen hayvan bu devrede ölür.

· Felç devresi: Felç arka ayaklardan başlayarak bütün vücuda yayılır, alt çene düşer, dil gevşemiş ve ağzının bir tarafından dışarı sarkmıştır, yemek yiyemez, su içemez ve dolayısı ile suya ve yemeye karşı bir hırs duyar ve 1-2 gün gün içinde hayvan ölür.

Kuduza yakalanmış hayvanlar 3-14 gün içinde mutlaka ölürler.

TEŞHİS YÖNTEMLERİ

Kuduzdan ölen veya öldürülen hayvanlardan laboratuar teşhisi, Dünya Sağlık Örgütü (WHO)' nün kabul ettiği 3 metod ile yapılmaktadır.

· Sellers Boyama yöntemiyle

· Floresan Antikor Tekniğiyle

· Deney Hayvanlarına İnokulasyonla

KUDUZ VEYA KUDUZ ŞÜPHELİ BİR HAYVAN TARAFINDAN ISIRILAN BİR İNSANDA YAPILMASI GEREKENLER

· Isırık yarasının beyine yakınlığı virüsün beyine ulaşması açısından önemlidir. Yara bölgesi beyine yakın ise en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Diğer bölge ısırıklarında bu süre 0-36 saat en fazla 72 saat olmalıdır. İnsanlarda bugün komplikasyonsuz HDCV (Human Diploid Cell Vaccine) kuduz aşıları uygulanmaktadır.

· Isırık bölgesi bol sabunlu su veya antiseptik solisyonlar ile temizlenmelidir. Yaraların yıkanması ile bulaşmış olan virüslerin yaklaşık yarısı yara bölgesinden uzaklaştırılmış olur.

ISIRILMALARDA KUDUZ ŞÜPHELİ HAYVAN HAKKINDA YAPILMASI GEREKENLER

· Bir insan veya hayvanı ısıran Kuduz Şüpheli Hayvan Veteriner Hekimin denetimi altında 10 gün gözetim altında tutulur.

· Gözetim süresi içinde ölen hayvanın başı, ölümün kuduza bağlı olup olmadığının belirlenmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı bölgedeki Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne gönderilmelidir.

· Gözetim süresi içinde ölmeyen hayvanlar ise serbest bırakılır.

KUDUZLA MÜCADELE

1. Direk Mücadele:

· Kedi ve köpekler koruyucu olarak kuduza karşı her yıl aşılanmaları gerekir. Koruyucu Kelev Kuduz Aşısı ile köpekler köpekler 3 aylık, kediler 6 aylık olduktan sonra aşılanır, aşı 1 yıl korur.

· Sahipli köpek nüfusu belirlenmeli ve aşılanmaları sağlanmalı,

· Sahipsiz köpeklerin kontrolü için bakım ve müşahade merkezleri oluşturulmalı, buraları bir anlamda sahiplendirmek için rehabilitasyon merkezleri olmalı. Bu merkezlerde köpekler kısırlaştırılmalı, aşılanmalı, bakımları yapılıp, sahiplendirmek için hazır hale getirilmeli,

· Çevre kontrolü ile başıboş kedi ve köpeklerin besleneceği gıda artıkları ortadan kaldırılmalıdır.

2. İndirek Mücadele:

· Kuduz hastalığı hakkında halk ve çocuklar bilgilendirilmeli

· İnsanların hayvanlara gösterdikleri sevginin yanı sıra, sorumluluklarının da olduğu bilinçlendirilmelidir.

 KİST HİDADİT

Kedi ve köpeklerdeki asıl etkeni “Echinococcus Granulosus” adındaki bir şerittir. Kist hastalığında enfekte köpekler, kist etkenini direkt dışkılarıyla veya tüylerine bulaşmış ekinekok yumurtalarıyla taşırlar ve bulaştırırlar. Kist hastalığıyla enfekte olmayan köpeklerin tüyleri potansiyel olarak hasta edici bir özellik taşımaz. İnsanların kist etkenini almaları son derece tehlikeli sonuçlara yol açar.

Köpek ve kedilerin bağırsaklarında yaşayan E.Granulosus ve E.multilocularis dışkı ile atılan halkalar içinde çevreye yumurtalarını yayarlar. Donma, soğuk v.b şartlara çok dayanıklı olan bu yumurtaları insanlar enfekte hayvanın tüylerini YUTARAK, dışkı ile bir şekilde teması olan sebze ve meyveleri yiyerek, enfekte bir çiftlik hayvanının etini iyi pişmemiş halde yiyerek (örneğin çiğ köfte) alırlar.

Yumurtalar içindeki larvalar, insanda beyin, karaciğer ve akciğer gibi organlara yerleşerek içi sıvı dolu kistler oluşturur. Bu kistler büyüklüklerine bağlı olarak yerleştikleri organlarda ciddi sağlık problemlerine yol açarlar. İlaçla tedavisi tam mümkün olmayan bu kistler sadece cerrahi olarak çıkarılabilirler. Vücut içerisinde bu balonumsu kistlerin patlaması alerjik reaksiyonlara ve ölümlere yola açabilmektedirler.

Korunmada; evcil hayvanınızın düzenli veteriner kontrolünden geçmesi ve anti paraziter ilaçlarının uygulanıyor olması yeterlidir. Kendinizi korumak adına, çiğ et ürünlerinden ve iyi yıkandığından emin olmadığınız sebze ve meyvelerden uzak durmanız faydalı olacaktır.

.

MİKROSPOROZİS (Ringworm)

Kedi ve köpeklerde mikrosporozis M. canis tarafından oluşturulur. Genellikle baş, gövde ve bacaklarda görülen mantar enfeksiyonuna neden olur. Hastalık bir hayvandan diğerine direkt veya indirekt temasla bulaşır. İnsanlar hastalığı genellikle kedi veya köpeklerden alırlar. Hastalığın asıl kaynağı kedilerdir. Genç ve vitamin noksanlığı olan hayvanlar enfeksiyona daha duyarlıdır. Hastalık daha çok kış aylarında yayılma eğilimi gösterir.

Hastalığın Belirtileri: Kedi, köpeklerde oluşan yaraların şekli ve yerleştiği yerler bakımından benzerlik gösterdiği gözlenir. Yaralar en çok yüz, kulak, yanaklar, dudaklar, boynun yan tarafları, göz civarında ve daha az olarak da kuyruk ve pençelerde rastlanır. Erken dönemde; deride oval veya yuvarlak kıl dökülmesi, arkasından kepeklenme ve kabuklanma meydana gelir. M. canis insanlarda da benzer lezyonlar oluşturur.

Teşhis: Derideki lezyonların hasta sahibinde de bulunuyor olması teşhisi destekler. Ancak kesin tanı ancak deri örneği alınması ve laboratuar muayene ile mümkündür.

Tedavi: Lütfen deri hastalıklarının tedavisinin uzun sürdüğünü unutmayınız. Mantar enfeksiyonları uzun süre tedavi gerektirirler. Reçete edilen ilaçlarının mutlaka düzenli (yaralar iyileştikten sonra dahi) ve belirtilen tedavi süresinin sonuna kadar kullanılması gerekmektedir.

. .

TOKSOPLAZMOZİS

Toksoplazmoz, Toxoplasma gondii protozoonu tarafından oluşturulan ve hamile bayanlarda düşüğe neden olabilen önemli zoonotik hastalıklardan birisidir. Hastalık her zaman belirti göstermeyebilir. Akut enfeksiyonu gebelerde ve bağışıklık sistemi baskı altında olan hastalarda önemli olmaktadır. Kronik toksoplazma enfeksiyonu etkenin vücutta bulunması anlamında kullanılır. Parazit yaşam döngüsünü son konak olarak kedilerde tamamlar. Son konakçıya gelene kadar ara konak olarak pek çok canlıyı kullanır. İnsana bulaşma bu devrede söz konusudur. İnsan parazitin kediye ulaşmak için kullandığı bir ara konaktır.

Ülkemizin Doğu Anadolu bölgesinde sıklıkla görülmekle beraber, insanlardaki enfeksiyon yurt genelinde %10- 40 arası yaygınlık göstermektedir. Dünyanın pek çok yerinde yapılan araştırmaların sonucu kedilerin %1’e yakınının etkeni taşıdığı tespit edilmiştir. Kediler hastalığın yayılmasında birincil derecede önemlidirler.

 

 

 

 Ancak unutulmaması gereken nokta hastalık insanlara sadece kedilerden bulaşmamaktadır. İyi yıkanmamış sebze, meyve gibi ürünlerin tüketilmesi, etkeni barındıran memeli hayvanların (inek, koyun, keçi vs) etlerinin, pastörize olmamış süt veya yumurta tüketimi gibi yollarla da etkeni almak mümkündür.  İnsanlarda başlıca düşük, sinir sistemi ve göz hastalıkları (bölgesel retina nekrozu) gibi sonuçlar doğurabileceğinden kontrolü oldukça önemli bir hastalıktır.

Korunmak için, kedinizin iç paraziter ilaçlarının düzenli olarak yapılması ve düzenli Veteriner hekim kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Ayrıca kendinizi korumak adına kedinizin tuvaletini temizlerken bir eldiven giymeniz ve çocuklarınızı tuvalet bölgesinden uzak tutmanız elzemdir.

Eğer hamile iseniz, doktorunuzu kediniz olduğuna ya da kedilerle temasınız olduğuna dair bilgilendiriniz. LÜTFEN unutmayınız, toksoplazma paraziti sadece kedilerden bulaşmamaktadır.

.

KEDİ TIRMALAMA HASTALIĞI (Cat scratch disease) CSD

Kedi tırmalama hastalığı (CSD) Apifin felis yada Bartonella henselae, etkenlerin neden olduğu enfeksiyöz bir hastalıktır. Yaralar çoğunlukla kedilerin tırmalaması ile oluşmaktadır. Bulaşmanın pirelerin ısırmasıyla olduğu söylenmektedir ancak insandan insana da bulaşma bilinmemektedir. Hastalıkta ilk yaralar baş ve boyunda ve daha çok içi sıvı dolu kabarcıklarla görülür. Ağız veya burun içerisinde ağrılı yaralar, ortaya çıkabilir. Diş etlerinde kızarıklık ve şişme görülebilir. Hastalarda bu yaraların hepsi mevcut olduğu gibi bazen sadece tek biri de görülebilir.

Hastalarda yüksek ateş ve lenf yumrularının şişmesi (2- 4 ay süre ile) görülür. Halsizlik, baş ve boğaz ağrıları ve nadiren dalak ve paratiroid bezinde büyüme görülebilir. Bazı hastalarda merkezi sinir sistemi bozukluklarına da rastlanır.

Teşhis: Bütün hastalarda lenf adenopatinin (lenf bezlerinin şişmesi) mevcut olması, hastaların kedilerle temasta olmaları, ısırılmaları veya tırmalanmaları gibi bilgiler teşhiste yardımcı olur. Ayrıca deri testleri tanı amacıyla kullanılır. Ancak kesin teşhis için etkenin laboratuar teknikleri ile mutlaka belirlenmesi gerekmektedir.

Korunma: Pire mücadelesi gereklidir. Kedilerin tırmalamaları sonrası yaranın dezenfeksiyonu.

. .

LEPTOSPİROZİS

Enfekte hayvanlar idrarlarıyla çıkardıkları etkenlerle suları, toprağı ve kendi gıdalarını kontamine ederler. Rutubetli ortam mikroorganizmanın uzun süre canlılığını muhafaza etmesine yardımcı olur. Yazın ve sonbaharın erken dönemlerinde daha sık görülür. Leptospirozis infekte idrarla direkt; bulaşık, su, gıda ve toprakla indirekt bulaşır. Etken deri ve mukozalardan direkt geçerek kan dolaşımına karışırlar. Bu devre bir hafta sürer. Daha sonra etkenler kan yolu ile böbreklere, karaciğere ve diğer organlara yayılabilirler. Çeşitli toksinleri ile dokularda nekroza (hücre ölümleri) neden olurlar. Enfekte hayvanlar idrarlarıyla uzun süre çevrelerine etkeni saçarlar.

Hastalığın belirtileri: Etkenin vücuda girdikten sonra hastalık oluşturması için geçen süre 3 – 7 gündür. Klinik bulgular karaciğer, böbrek ve damar sistemindeki bozukluklarla ilgili olarak ortaya çıkar. İlk görülen belirtiler iştahsızlık, kusma ve ateştir. Daha sonra sarılık, ağız içerisinde yaralar, çok su içme ve çok fazla miktarda idrar yapma, kanamalı mide barsak hastalıkları görülür.

 

 

Teşhis: Kesin tanı, idrar veya kandan yapılan kültürlerde etkenin izolasyonu veya direkt olarak karanlık saha mikroskobu ile yapılır. Tanıda ELİSA gibi testlerden de yararlanılır.

İnsan Sağlığı Açısından Riskler: Köpekler hastalığın insanlara enfeksiyonun bulaşmasında önemli olarak rol oynar. İnsanlara hastalık enfekte hayvanların idrar, kan ve hastalıklı organları ile bulaşır. Hem hastalığın köpeklerden insana naklini önlemek, hem de köpekleri enfeksiyondan korumak için hayvanlara mutlaka aşı uygulanmalıdır.

.

BRUCELLOSİS

Dişi köpeklerde yavru atma, erkek köpeklerde üreme bozuklukları, yavru köpeklerde ise ölümle seyreden zoonoz bir hastalıktır. Vagina akıntıları, sperma, idrar, plasenta (yavru kesesi) ve atık yavruları enfeksiyon kaynağıdır. Erkek hayvanlara enfeksiyon cinsel temas ile bulaşır. Enfeksiyonu takiben köpekler tedavi edilmezse iki yıldan fazla enfeksiyonu taşırlar ve bulaştırırlar.

Hastalığın belirtileri: Köpekler çoğunlukla hastalığın belirtisini göstermezler. Ergin erkek ve dişilerde kısırlık, dişilerde yavru atma, ölü veya zayıf yavru doğurma, erkek köpeklerde deri hastalıkları, testislerde küçülme, gözlenebilen bulgulardır.

Teşhis: Ancak laboratuar muayeneler ile mümkündür. Bunun için atık yavru yada yavru zarları, vaginal akıntı, sperma ya da kan mutlaka incelenmelidir.

İnsan Sağlığı Açısından Riskler: İnsanların kedi ve köpeklerden enfeksiyona yakalanması zordur. Ancak genital akıntılar, atık fetüsler ve plesenta ile direkt bulaşma olabilir.

.

LYME DISEASE (Borreliosis)

Borreliosis kenelerle nakledilen Borrelia burgdorfi isimli spiroketin neden olduğu bir hastalıktır. Kuzey Amerika, Avustralya ve Avrupa’da görülen bu hastalığa Türkiye’de rastlandığı hakkında bir bilgi yoktur. Hastalık başlıca köpeklerin kenelerce ısırılması ya da insanların bu keneler tarafından ısırılması yolu ile bulaşır.

Hastalığın belirtileri; Hastalık ani bir topallık ile başlar. Eklemler şiş ve ağrılıdır. Topallıklar birkaç günde kaybolur. Ancak bazı olgularda tekrarlayabilir. Bazen beden ısısında da artış görülebilir. Radyolojik yoklamalarda eklemler normal gözükebilir.

Teşhis; Teşhisi nispeten zor bir hastalıktır. Kan ve eklem içi sıvının muayene edilmesi gerekir. Pek çok hastalık ile karışması mümkündür.

İnsan Sağlığı Açısından Önemi; İnsanlar hastalığı köpeklerden direkt olarak almazlar. Ancak köpek ve diğer hayvanların üzerlerindeki kenelerinin insanların derisi üzerinde gezmeleri ve kenelerin ısırması ile hastalık bulaşabilir. Köpekler üzerindeki kenelerin ilaçla yok edilmesi hastalıktan korunmada en önemli yoldur. Ayrıca riskli bölgelerde yaşayan hayvanların aşılanması da korunma açısından elzemdir.

. .

 

 

 

 

 

PASTEURELLOSİS

Kedi ve köpeklerde Pasteurella etkenlerine yara enfeksiyonlarında, ağızda ve  hayvanların boğazlarında rastlanır. Sağlıklı görünüşlü hayvanlarda da etken bulunmaktadır. Sağlıklı kedilerde bulunan bu etken daha tehlikeli iken köpeklerdeki daha az yara enfeksiyonuna neden olmaktadır. Bu nedenle kedi ısırmaları konusunda daha titiz olmak gerekmektedir.

İnsanlarda Pastörelloz; İnsanlarda pastörelloz daha ziyade kedi ve köpek ısırması sonucu meydana gelir. P. multocida lokal infeksiyonlardan başka menenjit, solunum yolu enfeksionları ve akut apandisitlere sebep olmaktadır.

. .

PSITTACOSIS – ORNITOSIS

Psittacosis, parrot familyasına  ait kuşlarda (papağan, muhabbet kuşları, vs.) görülen, insanlara da bulaşan enfeksiyöz bir hastalıktır. Ornitosis, ise daha çok güvercin, evcil tavuk, hindi, ördek, deniz kuşları ve diğer kanatlılarda görülür.

Bulaşma; Bulaşma direkt temas ve solunumla olur. Hasta hayvanlarda; iştahsızlık, titreme, kafese yaslanma, tüylerin kabarması, yeşilimsi sarı ishal, burundan ve gözden akıntı gelmesi, zayıflama ve en önemlisi HAPŞIRMA görülür. Hasta hayvanlar hapşırarak etkeni metrelerce uzağa atabilirler. Genç hayvanlarda ölüm oranı daha yüksektir. Erginler hafif belirtilerle hastalığı atlatırlar. İnsanlara solunum yolu ile bulaşabilen bu hastalık halsizlik,yüksek ateş gibi genel belirtilerle uzun süren bir solunum yolu enfeksiyonuna neden olmaktadır.

Teşhis; Kesin teşhis için laboratuar muayene şarttır. Buna hasta hayvandan alınan vücut sıvıları ve eğer hayvan öldüyse otopsi de dahildir. Ayrıca hastanın kuşlarla temasının bulunması teşhiste yardımcı olacaktır.

. .

CAMPLOBACTERİOSİS

Camplobacteriosis, Campylobacter jejuni'nin neden olduğu akut bir bağırsak enfeksiyonudur. Etken son yıllarda köpek ile kedilerde ve ayrıca insanlarda hastalık nedeni olduğundan zoonozlar sınıfına sokulmuştur.

Etken; Etkenler kontamine su ve gıdalarla indirekt olarak bulaşır. Direkt gaitanın alınması ile ağız yolu ile bulaşma da olabilir. Sinekler de bulaşmada rol oynarlar. Hayvanların çoğu klinik bulgu göstermedikleri halde dışkıları ile etkeni çevreye bulaştırırlar.

Hastalığın belirtileri; Etken vücuda girdikten sonra hastalık oluşumu için geçen süre 1-7 gün, hastalık süresi ise 7-10 gündür. Yavru köpeklerde iştahsızlık, bitkinlik, ishal, ateş, kusma, ani kas kasılmaları görülür. Bazı hayvanların iştahları normal olabilir. İshal sulu, mukuslu veya kanlıdır. Şiddetli olaylarda  dehidrasyon da görülebilir. Ergin köpekler enfekte olmalarına karşın herhangi bir semptom göstermeseler bile, kalabalık ve sağlıksız ortamların bulaşma nedeni olabileceği son dönemlerinde klinik campylobacteriosis'e rastlanabilir.

 

 

 

 

Teşhis; İshal olan köpeklerde hasta sahibinden alınan bilgiler çok önemlidir. Kesin tanı gaitadan yapılan testlerde bakterileri görmek  veya kültürler ile bakteri izolasyonuyla olur.

İnsan sağlığı yönünden önemi; Köpekler ve kediler enfeksiyondan sonra 40-120 gün bakterileri gaitaları ile çevreye saçtıkları için enfeksiyon kaynağıdırlar. Kedi ve köpeklerle yaşayan küçük çocuklar kendi gıdalarını enfekte ederek infeksiyonu kolayca alırlar. Hastalıktan korunmak için gerekli hijyenik koşullara uyulmalıdır. (ör; ellerin yıkanması, kedi kumunun sürekli temiz tutulması gibi)

. .

VEBA (Plaque)

Veba, Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu zoonotik bir hastalıktır. Etken kemirici hayvanların pireleri tarafından çeşitli hayvan ve insanlara nakledilir. Enfeksiyon daha çok kemiricilerde görülür. İnsan ve hayvanlara enfekte kemirici pirelerinin ısırması yolu ile bulaşır. Temasla bulaşma daha az görülür.

Hastalığın Belirtileri; Enfeksiyon kedilerde daha sık olarak görünür. Hastalığın görülmesinden sonra kediler 3- 4 gün içerisinde ölürler ya da ölü olarak bulunurlar. Hastalık köpeklerde de görülmesine karşın nadiren klinik belirtiler ortaya çıkar.

Teşhis; Enfeksiyonun belirli aralıklarla görüldüğü bölgelerde orijini bilinmeyen ani ateş yükselmeleri vebayı akla getirmelidir. Kesin teşhis ancak laboratuar teknikleri ile yapılabilir.

İnsan Sağlığı Açısından Önemi; Hastalık enfekte kedilerden insanlara tırmalama ve ısırma ile direkt olarak geçer. Pirelerle mücadele kolay olmasına karşın endemik bölgelerde kedilerin kemiricilerle teması önlenmelidir.

 
Copyright© 2008 Doğu Veteriner
Tasarım
Lila Yazılım