OCAK AYI

  Bu dönemde arılar salkım oluşturmuş bir şekilde kovanda bulunurlar. Kovanların etrafında bulunan otlar yağmur yağdığında nemi tutacağından kovandaki nem oranının yüksek olmasına neden olurlar. Bu da erken baharda kovanlarda kireç, yavru çürüklüğü ve nosema hastalıklarının oluşmasının alt yapısını oluşturur. Bu yüzden kovanın etrafındaki otlar temizlenmeli ve havalandırma için giriş deliğinin açık olmasına dikkat edilmelidir. Kovanlar hiç olmazsa yarım gün güneş gören yerlerde tutulmalıdır.Kovanda arılar için yeterli besin yoksa kış salkımının bulunduğu çerçevelerin üst kısmına (örtü tahtasının altına) arı keki hazırlanarak arılı çerçeve sayısının çokluğuna göre verilmelidir. Kek yapımında özellikle son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan Amerikan yavru çürüklüğü hastalığı nedeniyle bal kullanılmamalıdır. Çünkü ballar bu hastalığın sporlarını taşıyabilir. Bunun dışında süt tozo arı tarafından sindirilemediği için kulanılmamalıdır. Bu dönemde kış salkımının bozulmamasına dikkat edilmeli, arıların salkımdan ayrılmamaları için kovan ve petekleri sarsmamaya çok dikkat edilmelidir.


  

   ŞUBAT AYI

   Hava koşulları uygun gidip, çiçekler açmış ve arılar çalışmaya başlamışsa, şubatın son haftası kovanlarda ilk kontroller yapılır. Bu kontrollerde; sönen kovanlar varsa, ballı ve ballı olmayan çerçeveleri alınıp petek güvesinin peteklere zarar vermesi engellenir. Kovan parçalar sodalı su, el demiri ve fırça yardımı ile temizlenerek ilerde kullanılmak amacıyla saklanır. Aç kovanlar varsa, ballı çerçeve verilir. Ballı çerçeve yoksa şurup ile besleme yapılır. Verilecek şuruplar 1 ölçü şeker, 1 ölçü sudan yapılır. Su kaynatıldıktan sonra ateşten indirilerek şekerin suda erimesi sağlanır. Şeker kaynayan suda eritildiği takdirde şekerin yapısı bozulur. Kovanlarda hastalık belirlenmedikçe antibiyotik ve diğer ilaçlar verilmemelidir. Gereksiz ilaç kullanılması arılara fayda yerine zarar verir. Kovanlara yemliklerle ya da elde bulunan boş kabartılmış peteklerin gözleri şurup ile doldurularak arılı çerçevelerin dış yanlarına verilebilir. Bu besleme işlemi, kovanda aç kalma tehlikesiyle karşılaşılmadıkça yapılmamalıdır. Çünkü bu dönemde kolonilere erken besleme yapılırsa, yavrulu alan miktarı artar. Bunun sonucu, erken ilkbaharda gerçekleşen soğuklarda yavrulu alanı hızlı genişleyen kolonideki ergin arılar yeterli sayıda olmadığı için yavrulu alan gerektiği gibi ısıtamaz. Yavrular üşüyebilir. Buda yavru hastalıklarının oluşmasına neden olabilir. Bu yüzden bu dönemde koloniyi sıkışık tutmak uygundur. Arılı çerçevelerin arasına çok sayıda kabartılmış boş petekler veya temel petekli çerçeveler koyarak arıların birbirleri ile olan iletişimi bozulmamalıdır. Şubat ayında, havaların sıcak olduğu zamanlarda varroaya karşı mücadele yapılmalıdır. Çünkü şubatta yavrulu alan az olduğundan varroalar genellikle ergin arıların üstünde olurlar. Varroa için kullanılan ilaçlar sadece arıların üzerinde olan varroları öldürebilir. Bu ilaçlar yavrulu alanda bulunan kapalı göz içindeki varroalara etkili değildir. Bu yüzden yavrunun az olduğu dönem, varroa ilaçlaması için idealdir. Kullanılacak ilaçlar devamlı olarak değiştiği için, Tarım İl Müdürlüğünden öğrenilmelidir.  

MART-NİSAN

 Mart ve Nisan aylarında arı kolonileri, doğada açan çeşitli çiçeklerin sayesinde kovandaki yavrulu alanlarını ve arı sayısını artırırlar. Arıcı bu gelişmeyi haftada bir kovanlarını kontrol ederek gözlemleyebilir. Bu dönemlerde kovanlar kontrol edilirken arıcı yanında kovan kayıt defteri bulundurmalıdır. Bu defter arıcıların her kovanının durumunu yazdığı ve daha sonraki kovan kontrollerinde yapması gereken işleri hatırlatan bir kılavuz olacaktır. Defter tutulurken dikkat edilmesi gereken konular şunlardır.1-) Her kovan için bir sayfa ayrılır ve kovanın ismi ya da numarası belirtilir.2-) Kovanın kontrol edildiği tarih yazılır.3-)Kovanda bulunan arılı çerçeve sayısı kaydedilir. Eğer çerçevenin iki yüzeyi de arılar ile kaplıysa bu “bir çerçeve arı”dır. Bu şekilde kolonideki arı miktarı belirlemiş ve ileriki çalışmalar için kovanın petek ihtiyacı anlaşılmış olur.4-) Yavrulu çerçeve sayısı belirlenir ve kaydedilir. Çerçevelerin üzerinde bulunan yumurtalı, larvalı ve kapalı gözlü yavrulu alanların belirlenmesi arıcıya ileriki çalışmalarında hangi koloniye hangi koloniden yavrulu çerçeve verebileceği konusunda fikir verir. 5-)Ballı ve polenli çerçeveler belirlenir, kaydedilir. Çerçevelerde bulunan ballı ve polenli alanların belirlenip deftere yazılması arıcıya hangi kovanda yiyecek bulunmadığı, normal yada fazla bulunduğu konusunda fikir verir. Bu şekilde arıcı bazı kovanlarda fazla bulunan yiyeceği aç olan kovanlara verebileceğini anlar.6-)Ana arının durumunun belirlenmesi: Arıcı kontrol sırasında eğer kapalı gözlü kuluçka peteklerinde çok dağınık bir kuluçka düzeni görürse ana arının yaşlı, çiftleşmesinde yeterli sperm depolayamadığını veya yakın akraba erkeklerle çiftleşmiş olduğunu anlayabilir. Bu durumda arıcı ilk fırsatta bu kovandaki anayı değiştirmelidir. Ayrıca ana arı görüldüyse deftere işlenmelidir. Ana arı görülmediyse çerçevelerdeki bir günlük yumurtalar aranıp bulunmalıdır. Ana arı veya petek gözlerinde bir günlük yumurta görünmüyorsa deftere kaydedilmeli. Bir dahaki kontrolde ana arı ve günlük yumurta yine görünmüyorsa kovana ana verilmeli veya analı bir kovanla birleştirilmelidir.

7-) Hastalıkların Belirlenmesi: Kovandaki hastalıklar - zararlılar ve düzeyleri belirtilmeli. Bu bilgiler deftere yazılı olduğunda arıcı hangi kovanda hangi hastalığın olduğunu kolaylıkla bilir ve gerektiği şekilde hızlı bir şekilde müdahale edebilir.

 

Kovan NO:27
  9.3.2006 16.3.2006
Arılı Çerçeve sayısı 6 7
Yavrulu Çerçeve Sayısı 3 4
Polenli Çerçeve Sayısı 2 2
Ballı Çerçeve Sayısı 2 1
Ana Arı Görüldü, iyi Görülmedi, Günlük yumurta var
Hastalık Sağlıklı Sağlıklı
Genel Yorum Genel durum iyi Bal eksik, şurup ile beslenmeli

 

Kayıt sistemi ile ilgili bir örnek sayfa yukarıda görüldüğü gibi olabilir. İşletmenin gereksinimine göre kayıt sistemi genişletilip daraltılabilir. Kayıt sistemini oluşturmuş arıcılık işletmeleri arılığındaki kolonilerin durumlarını iyi takip ederek koloni yönetimlerini çok fazla işçilik gerektirmeden gerçekleştirebileceklerdir. Bu da işletmenin büyümesine ve kârlı çalışmasına yardım edecektir. Kayıt sistemini oluşturduktan sonra, sıra arılıkta bulunan kolonilerdeki arılı ve yavrulu çerçeve sayılarını birbirine yakın düzeye getirmeye gelir. Eğer arıcı her kolonideki arı miktarını aynı düzeye getirirse yapılacak işlerin hepsi aynı anda biteceğinden arıcılık işletmesi işçilikten kazanmış olacaktır.

    

     Mart – Nisan aylarında doğadaki nektar ve polen akımında ara sıra kesilmeler olabilir. Dolayısıyla ana arı da yumurtlamayı kesebilir. O zaman kolonideki arı mevcudunun gelişmesinin yavaşlamaması için koloniler beslenmelidir. Bu dönemde besleme koyu şerbet ya da arı keki ile gerçekleştirilebilir. 

Arıcı bu dönemlerde gelişen kolonilerine nasıl çerçeve vereceğine dikkat etmelidir. Çünkü gelişmekte olan koloniye temel petekli veya boş kabartılmış petekli çok sayıda çerçeve vermek arıların çerçeveler üzerinde dağılmasına neden olur, verimli çalışmalarını engeller. Diğer yandan, eğer yeteri kadar petek verilmezse bu seferde arılar peteklerin yan tarafına örtü tahtasına bağlantılı doğal petek yapacaktır. Bu da balmumu, bal ve yavru ziyanına neden olacağı gibi, oğul döneminde koloninin daha hızlı bir sekilde oğul eğilimi göstermesine neden olunur. Bu nedenle ilk başta ilave edilecek kabartılmış petekler ya da temel petekler kenar taraftarda bulunan iki arılı çerçevenin ortasına yerleştirilmelidir (Şekil – A ve B). Bu şekilde yavrulu alanın üşümemesi sağlanmış olur. Arı mevcudu 8–9 çerçeveye yükseldiği zaman ancak boş petekler koloninin ortasına konulabilir (Şekil-C).

 

 

 


     Bu işlemler devam ederken arıcı bütün çerçeveleri kontrol edip üzerilerinde gördüğü ana arı yüksüklerini bozmalıdır. Bu gözlerin hepsi tahrip edilmez ise bir süre sonra eski ana, yanına koloninin yaklaşık yarısı kadar miktardaki arıyı alarak koloniyi terk eder. Buna oğul verme olayı denir. Arıcı kolonilerinin bu şekilde oğul vermesine izin verirse kovandaki arı miktarı çoğalamayacağından nektar akım döneminde koloninin yeteri kadar bal yapması engellenmiş olacaktır.    Kolonimiz 10 çerçeve arı olduktan sonra arıcımız iki yol izleyebilir. İlk yol kovanından yapay oğul alarak diğer bir koloniye sahip olmak. İkincisi ise kovanına ballık dediğimiz ikinci katı koyarak en yüksek düzeyde bal üretimini hedeflemektir. Ben burada bal üretimini hedefleme doğrultusunda devam etmek istiyorum.    Koloniye ballık koyulmadan önce araya ana arı ızgarası konulması tavsiye edilir. Bu şekilde ana arının kuluçkalıktan ballığa geçerek yumurta yumurtası engellenmiş olur. Daha sonra kuluçkalık kısmından 3 kapalı gözlü yavrulu çerçeve alınarak, arısıyla beraber yan yana, ballığa konur. Aşağıdan alınan kapalı gözlü yavrulu çerçevelerin yerine ana arının yumurtlaması için 3 kabartılmış boş petek ya da temel petekli çerçeve konulur. Çerçeveler yine (Şekil C) de görüldüğü gibi konulmalıdır. Üst kata çıkarılan kapalı gözlü peteklerden arılar çıktıktan sonra yerine ana arı yumurta bırakamayacağı için, bu peteklere arılar tarafından bal depolanır. Ana arı ızgarası sayesinde, arıcı üst kattaki çerçevelerde ana arı gözü kontrolü yapmak zorunda kalmaz. İlerleyen dönemlerde arıcı kuluçkalıktan kapalı gözlü çerçeveleri ballığa çıkartmaya devam etmelidir. Arıcı ballığa konulan kapalı gözlü çerçevelerdeki erkek pupalarını el demiri ya da bıçak yardımıyla kesmeli. Bu şekilde ballıktan kuluçkaya geçemeyen erkek arıların kovanda rahatsızlık yaratması da engellenmiş olur.    

   “Aydın Arıcılar Birliği Dergisi’nde yayınlanmıştır.”

Yazan: DEVRİM OSKAY

kaynak:www.arıdostu.com

 

 
Copyright© 2008 Doğu Veteriner
Tasarım
Lila Yazılım